06 Şubat 2012 Pazartesi  |  Ansayfam Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Künye  |  İletişim   |  Haber Ekle
Anasayfa
Haberler
Sayı 1'den 101'e Yöre
Yöremizden
Gezi Fotoğraflarında Edirne
Edirne Turları
Gezgin Dünyası
Yazı Dizileri
Yöre Yayınları
Abonelik
Künye
Bize Ulaşın
Arşivde Ara
  Detaylar
İLAHİYATÇI İKİ BİLİM İNSANI TANIDIM BİRİ TÜRKÇÜ ÖBÜRÜ ATATÜRKÇÜ
1957-1958 yıllarında Ankara'da yedek subaydım. Ordonat okulunda yedek subay öğrencisi iken Ankara İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. Haluk Karamağaralı ile tanıştım. 45. Dönem Yedeksubay öğrencisi idik.
5 09 2010 - 13:32
Diğer öğrenciler ikimize de hoca diyorlardı. Beni de fakülteden zannediyorlardı. Haluk Karamağaralı bir akademisyendi ve çevresine öğrencileri toplaması doğaldı. Çünkü konuşuyordu ve söyledikleri de bilimseldi ve tarihseldi.
Doç. Dr. Haluk Karamağaralı Türkçü idi. Türk Ocaklarının Türkçülüğünü savunuyordu. Ünlü yazar Şevket Süreyya da öyle değil miydi? "SUYU ARAYAN ADAM" başka bir hikaye anlatmıyordu. Ancak Karamağaralı'nın söyledikleri ırkçılığa varmıyordu. Bir din, kültür ve bilim adamı olmanın tutarlılığı içersinde kalmaya özen gösteriyordu. Onunla iyi dosttuk. Prof. Remzi Oğuz Arıklar'ın, Prof. Oğuz Türkanlar'ın çizgisinde tutarlı fikir ve görüşler sergiliyordu. Dini, imanı kullanmadan konuşuyordu. Günümüzün sağcı gazetelerinde yazan profesörlerden değildi. Ne de olsa Cumhuriyetin ilk yıllarının havasını teneffüs etmişti. Bu nedenle laik görüşlüydü. Tabii ben onların yanında dinleyiciydim. Yaşım 27-28 olmasına karşın beni yanlarından ayırmıyorlardı. O yıllarda on yıldan beri yerel ve genel gazetelerde yazıyordum. TRT Eski Genel Müdürlerinden Doğan Kasaroğlu oradaydı ve arkadaşımdı. Ünlü bestekar, opera sanatçısı Özcan Sevgen, Nüvit Kodallı okulda sınıf arkadaşlarımdı. Hepimiz Ordonat Okulunda bir kadroyduk. İlahiyatçı olmasına rağmen Haluk Karamağaralı bizim hocamızdı. Ondan İslam hakkında güzel şeyler öğrendim ve dinledim.
İkinci tanıdığım, dostluğuna nail olduğum kişi öldürülen rahmetli Doç. Dr. Bahriye Üçok idi. Çok değerli bir bilim insanı ve aynı zamanda Atatürk'ü ve Atatürkçülüğü anlamış bir Cumhuriyet kadını idi. Haluk ve Bahriye Hanım köken itibariyle ilahiyatçı olmalarına rağmen çizgileri farklıydı. Biri Türkçü öbürü Atatürkçü idi. Ancak bir noktada birleşiyorlardı. O da yurtseverlik idi. Ancak siyasi ve ideolojik olarak iki ilahiyatçı da farklı çizgide, kendi tarifeleri üzerine gidiyorlardı.
Bahriye Hanım, Haluk Karamağaralı gibi akademisyendi ama aynı zamanda siyasetçi idi. İdeolojisi itibariyle Atatürkçü ve halkevciydi. Atatürk Enstitüsü Başkanlığı yapmıştı. Meclisin içinde ve dışında bir mücadele veriyordu. Nasıl bir mücadele verdiğini yakından biliyordum. Bunu kendisinden dinleyerek öğrendiğim gibi, mektuplarından da öğreniyordum. Türkiye'deki demokrasinin çağdaşlığından söz etmiyordu. Politikacıların alaturkacılığından yakınıyordu. Siyaset esnafının Atatürk ve Atatürkçülük üzerinden politika yaptığını söylüyordu. Atatürkçülük yolunda bir arpa boyu yol alınmadığına dikkat çekiyordu.
Haluk Karamağaralı'yı bilmiyorum ama Bahriye Üçok namazında, niyazında bir insandı. Dinin siyaset ve ticaret için kullanılmasına şiddetle karşıydı. Evindeki sohbetlerimizde bunları da konuşuyorduk. Yani Bahriye Hanım soldaydı ama dindardı ve dolayısıyla laikti. Bunun için mi öldürüldü, bilmiyorum. Atatürkçülüğünün öldürülmesine neden olduğunu düşünüyorum. Ona rahmet diliyorum.
2000 - 2008 © Yöre Basın Yayın Reklam ve Dağıtım Hizmetleri
Muhittin Günel İş Merkezi Kat:2 No:125 - EDİRNE
Tel: 0.284.213 13 84 - Cep: 0.542.283 23 82
edirne.net.tr