01 Ağustos 2010 Pazar  |  Ansayfam Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Künye  |  İletişim   |  Haber Ekle
Anasayfa
Haberler
Sayı 1'den 101'e Yöre
Yöremizden
Gezi Fotoğraflarında Edirne
Edirne Turları
Gezgin Dünyası
Yazı Dizileri
Yöre Yayınları
Abonelik
Künye
Bize Ulaşın
Arşivde Ara
  Detaylar
AHMET
.
9 03 2010 - 09:04
Cengiz Varnatopu, en son evlenendi aramızda… Önce dayımoğlu Hasan Erken adım attı evliliğe… Ortaokul yıllarında başlayan arkadaşlıklarını yıllar sonra ve araya bir kopuş sokmaksızın başarabilen ender örneklerdendir Ayla ile Hasan’ın evlenmesi…
Biz üçümüz bir evi paylaşmaktaydık; üniversite yıllarımızda; ama öyle öteberi bir öğrenci evi değildi bizimki…
Her yanı pırıl pırıl…
Yemek ustamız rahmetli Cengiz’di…
Hafta sonları ıslıklar ve şakalar arasında çamaşırlarımızı yıkardık…
Aramıza sonradan katılan Tezer, karşı apartmandaki kızlardan biriyle, camdan cama yazışmayla tanıştı ve evlendiler…
Havsa’da yaşıyorlar…
Bu dörtlü arasında bendeniz ikinci evlenen kişiyimdir…
Üstelik öğrenciliğim bitmemişti henüz…
Peki, nikah şahitlerim kimlerdi?
Cengiz ve Hasan tabi ki…
Cengiz, en son evlenen oldu aramızda…
                                                                      ***
Varnatopu ailesini lise yıllarında tanıyışım da Hasan aracılığı ile olmuştu ve bizler, o yıllarda da birbirini arayan arkadaşlardık…
Cengiz, o ailenin en büyük oğluydu ve galiba bir ailede büyük olmanın sorumluluklarını da yüklenmişti…
En küçükleri Cemal, yıllar önce kurtulamadığı hastalıktan öldüğünde küçük oğlunu da bırakmış oldu.
Cemal, yakışıklı, efe gülüşlü ve kabadayıydı…
Gülerken ısıran cinsinden…
Beşkardeşten üçüncü ölüm, geçen hafta Perşembe günü gerçekleşti…
                                                                     ***
Cengiz’in yaşam mücadelesi verdiği günlerde, benzer şikâyetlerle hastaneye yatan Ahmet’in de ameliyatına giren bir hekim Cengiz’e şans v ermemiş, Ahmet’in bir süre daha götürebileceğini söylemişti…
Aynen öyle oldu…
                                                                       ***
Ahmet, konuşurken ses tonu asla değişmeyen ve ayni yumuşaklıkla sürüp giden bir başka efendiydi…
Şık…
Daima temiz…
Hep saygılı ve sevecen…
                                                                       ***
Bir müzik grupları vardı ve bizim Hasan’ın düğününü Meriç’te onlar çalıp yürüttüler…
Düğün bu ya!
Sarhoş gençler, orkestradan okur olmaz parçalar istemeye başlayınca baktım Ahmet el atıp duruyor.
“Ayhan ağabi, bunlar bize saldırmasınlar…”
Korkmuştu…
O yıllarda Cem Karaca sol ve Barış Manço sağı temsil ettiğinden, parça istekleri yarışa dönmüştü çünkü…
“Korkma” dedim “bizler buradayız… Ağabeyin ve ben…”
                                                                        ***
Ahmet’le ilgili gelişmeleri bir başka akrabalık ilişkisi yolu ile izlemekteydim…
Durumu her geçen gün bozulmaktaydı ki, bendeniz İstanbul’a yolculuk yapmaktayken ruhunu teslim etmiş sevgili kardeşim…
Cenazesinde bulunamadım…
Üzülmem mi hiç!
                                                                        ***
Fotoğrafları karıştırdım…
Benim düğünüme de gelmiş meğer…
Sonra kardeşim Hasan Tunca ve Meriç’ten Hüseyin Biricik ile çektirdikleri bir fotoğraf geçti elime…
Fotoğrafta ortada oturan (uzun saçlı) Ahmet kardeşime Allahtan rahmet, çileli anacığına, kardeşlerine, eşine, sevgili oğluna ve sevenlerine baş sağlığı dilerim.
 
2000 - 2008 © Yöre Basın Yayın Reklam ve Dağıtım Hizmetleri
Muhittin Günel İş Merkezi Kat:2 No:125 - EDİRNE
Tel: 0.284.213 13 84 - Cep: 0.542.283 23 82
edirne.net.tr