![]() |
|
|
1913 NOTLARI VE BİNBAŞI MUSTAFA KEMAL EDİRNE'DEKİMDİR BU ŞÜKRÜ PAŞA?
![]() 13 11 2008 - 14:29 Asıl adı Mehmet Şükrü Paşa olup, Erzurumlu Ayabakan ailesinden Kolağası Mustafa Efendi ve Muhsine Hanım’ın tek oğludur ve 1857 yılında Erzurum’da dünyaya gelmiştir. Çocuk yaşta ilgi duyduğu askerlik dünyasına Erzincan Askeri İdadisi’nde girmiş; ancak, o yıllarda babasının ölümü üzerine, annesi yeniden evlenince, küserek çevresinden uzaklaşmış ve Sütlüce Topçu Okulu’na başlamıştır. 1879 yılında Topçu Teğmeni rütbesiyle Harbiye’den mezun olmuştur. Başarılı görüldüğünden, Serasker Saip Paşa’nın oluru ile Almanya İmparatorluk 3. Hassa Alayı’na tayin edilerek dört yıldan fazla süren bir eğitim görmüştür. Buradaki Potsdam Garnizonu’nun Prusya’ya büyük askerler yetiştirdiği bilinir. 1880’de üsteğmen, 1882’de yüzbaşı, 1883’te kıdemli yüzbaşılığa terfi edişi o döneme rastlar. İstanbul’a döndüğünde, askeri eğitim ve terbiye öğretmenliği görevlerinde bulunmuştur. 1887’de binbaşı olur ve Süvari Korgenerali İmrehor Manastırlı Nuri Paşa’nın kızı Zafer Rabia ile evlenir. Bu evlilikten tam dokuz çocuğu dünyaya gelir Şükrü Paşa’nın. İkisi erkektir; yedisi kız… 1888’de yarbay olan Mehmet Şükrü 1893’te tuğgeneralliğe yükseldiğinde 36 yaşındadır. iyi Almanca, İngilizce ve Fransızca bilirdi ve bu özellikleri nedeniyle de askeri görevleri yanında, Harbiye ve Darüşşafaka okullarında (o yıllarda mektep) balistik ve matematik öğretmenliği yapmıştır. Şükrü Paşa’nın tuğgenerallikten orgeneralliğe kadarki hizmet dönemi Edirne’de geçmiştir. 1905 yılında bir jurnal nedeniyle Selanik’e sürülür. Edirne’deki İkinci Ordu’dan sonra Selanik’teki Üçüncü Ordu’da da Prusya askeri eğitim disiplinini uygulamış ve buralarda önemli değişimlere yol açmıştır. Aşırı disiplinliydi… Bu yüzden “Edirne Müdafii Şükrü Paşa” unvanını alana kadar; Deli Şükrü Paşa olarak anılmıştır. Bildiklerini söylemekten çekinmeyen karakteri nedeniyle Padişah II Abdülhamit’ten bir tokat bile yemiştir. Konu; 1908 Anayasası’na geçişle ilgilidir ve olay şöyle yaşanır: Şükrü Paşa; “millet ve ordu, anayasanın yeniden yürürlüğe girmesini istiyor” demiş, önce bu açıklamaya şiddet göstererek (Paşa’ya tokat atarak) karşı çıkan Padişah, daha sonra diğer görüş bildirenlerin eveleyip gevelemeleri üzerine Şükrü Paşa’yı haklı gördüğünü duyurmuştur. II. Meşrutiyet’le askeri rütbeler tasfiye edilince rütbesi yeniden korgeneralliğe indirilir. Ancak, 1912-1913’te Edirne Savunması’ndaki kahramanlığı nedeniyle yeniden orgeneralliğe yükseltilecektir. * * * Şükrü Paşa’nın Edirne Savunması’ndaki Kurmayı; Kazım Karabekir Paşa, Remzi Yiğitgüden Paşa ve Berlin Konsolosu olarak bilinen Fuat Bey’den oluşmaktaydı. Fransızlar’ın Şükrü Paşa’ya binlerce imzanın bu-lunduğu bir Altın Kitap armağan ederek kutladıkları bilinir. Paşa’yı ölüme götüren hastalığın ise Edirne müdafaası günlerinin olumsuz koşullarından kaynaklandığı kabul edilir. Şükrü Paşa o günlerde yakalandığı siyatik has-talığının tedavisi için gittiği Bursa kaplıcalarında zatürüyeye yakalanmış ve İstanbul’a döndükten sonra 1916’da İstanbul’daki evinde 59 yaşındayken vefat etmiştir. (sürecek) |
|
2000 - 2008 © Yöre Basın Yayın Reklam ve Dağıtım Hizmetleri Muhittin Günel İş Merkezi Kat:2 No:125 - EDİRNE Tel: 0.284.213 13 84 - Cep: 0.542.283 23 82 |
| edirne.net.tr |